16 Kasım 2009 Pazartesi

Özlemişim...


7 Günlük bir ara verdim. Cumartesi'ye kadar yeşil yok !

İstanbul'u seyrediyorum, gözlerim açık(!)...

4 Ekim 2009 Pazar

Bayrak


Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü
Kız kardeşimin gelinliği,
Şehidimin son örtüsü,
Işık ışık dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum
Senin destanını yazacağım,
Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım,
Seni selamlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım,

Dalgalandığın yerde ne korku ne keder,
Gölgende bana da bana da yer ver.
Sabah olmasın günler doğmasın ne çıkar,
Yurda ay yıldızının ışığı yeter,

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün,
Kizıllığında ısındık,
Daglardan çöllere düşürdüğü gün
Gölgene sığıındık,

Ey şimdi süzgün rüzgarlarda dalgalı
Barışın güvercini, savaşın kartalı
Yüksek yerlerde açan çiçeğim
Senin altında doğdum
Senin dibinde öleceğim,

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim
Yer yüzünde yer beğen,
Nereye dikilmek istersen,
Söyle seni oraya dikeyim.

Arif Nihat Asya

10 Ağustos 2009 Pazartesi

158 Gün...


12 Ağustos'tan itibaren 158 Gün boyunca Hatay il sınırları içerisinde olacağım. İlk 30 günüm Antakya İl Jandarma Komutanlığı'nda geçecek. Acemiliğin ardından yiyeceğim ilk künefenin tadı bir başka olacak eminim. Askerlik maceralarımı blog üzerinden haftalık çarşı izinlerinde (tahminen minik bir internet cafe aracılığıyla) paylaşmaya çalışacağım. Umarım yazacak keyifli şeyler bulabilirim....

9 Ağustos 2009 Pazar

En baştan söylemiştik


Bir OEÇ filmi, ekibin katkılarıyla...

6 Temmuz 2009 Pazartesi

21 Mart 2009 Cumartesi

Eğer...

çevrende herkes şaşırsa ve bunu da senden bilse,
sen aklı başında kalabilirsen eğer,
herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır
hem de kendine güvenebilirsen eğer,

bekleyebilirsen usanmadan,
yalanla karşılık vermezsen yalana,
kendini evliya sanmadan
kin tutmayabilirsen kin tutana,

düşlere kapılmadan düş kurabilir,
yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer,
ne kazandım diye sevinir,

ne yıkıldım diye yerinir,
ikisine de vermeyebilrsen değer,

söylediğin gerçeği eğip büken düzenbaz,
kandırabilir diye saflar dert etmezsen,
ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz,
koyulabilirsen işe yeniden,

döküp ortaya varını yoğunu
bir yazı turada yitirsen bile
yitirdiklerini dolamaksızın diline
baştan tutabilirsen yolunu,

yüregine, sinirine "dayan" diyecek,
direncinden başka şeyin kalmasa da,
herkesin bırakıp gittiği noktada

sen dayanabilirsen tek,

herkesle düşer kalkar erdemli kalabilirsen,
unutmayabilirsen halkı krallarla gezerken
dost da düşman da incitmezse seni,
ne küçümser ne de büyültürsen çevreni,

bir saatin her dakikasına emeğini katarsan hakçasına,
böylece dünyalar önüne serilir,
üstelik oğlum adam oldun demektir.