Bu sabah erken uyandım. Daha bir erken. Postun gönderilme saati sizi yanıtlmasın lütfen. Uyku sonrası gözümüzü açar, kimi zaman annemizin sıcak ve şefkatli sesiyle olur bu. "Hadi oğlum/kızım okula/işe '", ben "tamam anne kalkıyorum" derim, kimisi "5 dk daha" der ama sonuçta yataktan kalmaz, tatlı bir andır çünkü uyku sonrası yatakta geçirilen o süre. Bir yerde okumuştum "insanın en mutlu anı uykuya daldığı, en mutsuz anı ise uykudan uyandığı anmış" Güneşte işte şu saatlerde bu modda takılıyor. Uykusundan uyanmış güne başlayacak, Ay dede'den nöbeti devralacak, mesai başlayacak ama yatağından kalkmıyor hala. Kesinlikle tembel değil sadece zamanı olduğunu işe geç kalmayacağını biliyor sadece tadını çıkarmak istiyor.
"Tadını çıkarmak" bence çok önemli bir ifade, tadını çıkarmayı bilemiyoruz bir türlü. Gerçekten bilmiyor muyuz, yoksa işimize mi gelmiyor, kavrayamadım, çözebilmiş değilim. Hayatın, yaşadıklarımızın, güzelliklerin, sevgililerin tadını çıkaramıyoruz.
Telefon dolandırıcılığı
1 yıl önce
